Hive: İçan Kale'nin Surları Arasında

Kerpiç surlarla çevrili iç şehri İçan Kale ile Hive, Harezm'in dokusunu neredeyse hiç bozulmadan bugüne taşıyan bir açık hava müzesi. Yarım kalmış Kalta Minor'dan 213 sütunlu Cuma Camii'ne, hanların sarayı Taş Havli'den Pehlivan Mahmud'un turkuaz kubbeli türbesine, Hive'de görülmesi gereken kültürel mekânlar:
Cuma Camii

Tipik kubbeli cami mimarisinden tamamen farklı bir tasarıma sahip Cuma Camii, düz ahşap tavanını 213 oyma sütunun taşıdığı geniş bir salon şeklinde inşa edildi; bu sütunlardan bazıları 10. yüzyıla kadar uzanan daha eski bir yapıdan buraya taşındı ve yeniden kullanıldı. Kubbe yerine bu hipostil (çok sütunlu) düzen tercih edilmesi, camiyi İslam mimarisinde nadir görülen bir örnek hâline getiriyor.
Salonun neredeyse hiç penceresi yok — ışık yalnızca tavana açılan birkaç küçük ışıklıktan içeri süzülüyor ve sütunların oymalarını dramatik bir şekilde aydınlatıyor. Her sütun farklı bir ustanın elinden çıkmış benzersiz geometrik ve bitkisel motiflerle kaplı; bu yüzden cami aynı zamanda açık havada bir ahşap oymacılığı müzesi gibi geziliyor.
Haritada göster – Cuma Camii (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
İçan Kale

Yüksek kerpiç surlarla çevrili İçan Kale, Hive'nin iç şehrini oluşturuyor ve 1990'da Özbekistan'ın UNESCO Dünya Mirası listesine giren ilk yeri oldu. Surların içinde kalan bölge o kadar iyi korunmuş ki, tamamı yaşayan bir "açık hava müzesi" olarak anılıyor — saraylar, medreseler, minareler ve kerpiç evler orijinal Harezm dokusunu neredeyse hiç bozulmadan koruyor.
Sur duvarlarına ya da yüksek bir noktaya çıkıldığında görülen manzara, turkuaz kubbeleri ve boyalı minareleriyle şehrin tamamını tek bir çerçevede sunuyor. Güneşin alçaldığı saatlerde kerpiç duvarların aldığı altın rengi, İçan Kale'yi Orta Asya'nın en etkileyici gün batımı noktalarından birine dönüştürüyor.
Haritada göster – İçan Kale (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Kalta Minor Minaresi

"Kısa minare" anlamına gelen Kalta Minor'un inşasına 1851'de Han Muhammed Emin tarafından başlandı; hedef, tepesinden Buhara'nın bile görülebileceği İslam dünyasının en yüksek minaresini (yaklaşık 70-80 metre) dikmekti. Ancak han 1855'te bir seferde öldürülünce inşaat yarıda kaldı ve minare bugünkü 29 metrelik, alışılmadık derecede geniş ve bodur haliyle kaldı.
Tamamlanamamış olması, minareyi tuhaf biçimde daha da unutulmaz kılıyor: firuze, lacivert ve beyaz çinilerle kaplı gövdesi tepede aniden kesiliyor ve adeta devasa, süslü bir kule gövdesi gibi duruyor. Hive'nin simgesi hâline gelen bu "bitmemiş" minare, kentin siluetinde en uzaktan fark edilen yapılardan biri.
Haritada göster – Kalta Minor Minaresi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Kunya Ark

Fotoğraf: Gregor Rom / CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
İçan Kale'nin batı kapısı Ata Derveze'nin hemen yanında yükselen Kunya Ark ("Eski Kale"), 17. yüzyıldan itibaren Hive hanlarının sarayı ve kalesiydi. Kendi surlarıyla çevrili bu şehir içindeki şehirde hanın kabul salonu, harem, darphane, cephanelik, yazlık cami ve bir zindan bulunuyordu.
Kalenin en etkileyici bölümü, 19. yüzyılın başında mavi-beyaz çinilerle kaplanan Kurnişhane: han burada elçileri ve halkı kabul ederdi, avludaki yuvarlak platform ise kışın hanın otağını kurmak için kullanılırdı. Kalenin köşesindeki Ak Şeyh Baba burcuna çıkan dar merdiven, İçan Kale'nin kubbelerini ve minarelerini tek karede görmek için şehrin en popüler seyir noktasına ulaşıyor; özellikle gün batımında.
Haritada göster – Kunya Ark (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Taş Havli Sarayı

Fotoğraf: Miss Kamola / CC0 · Wikimedia Commons
"Taş avlu" anlamına gelen Taş Havli, Hive Hanı Allahkulu Han'ın 1830–1841 yılları arasında yaptırdığı görkemli saray. Üç ayrı avlu etrafında düzenlenen yapıda hanın kabul salonu (İşret Havli), mahkeme avlusu (Arz Havli) ve harem yer alıyor.
İlk inşa edilen bölüm olan haremde, oymalı ahşap sütunlarla taşınan beş yüksek eyvan bulunuyor: en büyüğü hana, diğer dördü ise dört nikâhlı eşine aitti. Eyvanların duvarları usta Abdullah Cin'in imzasını taşıyan mavi-beyaz çinilerle kaplı, ahşap tavanlar ise sarı ve kırmızı desenlerle boyalı. Kabul avlusundaki yuvarlak platform, göçebe geleneğine bağlı hanın konuklarını otağda ağırlaması için yapılmıştı. Rivayete göre sarayı iki yılda bitirmesi istenen mimar, daha uzun süre gerektiğini söylediği için hanın gazabına uğradı.
Haritada göster – Taş Havli Sarayı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
İslam Hoca Minaresi ve Medresesi

Fotoğraf: Adam Harangozó / CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Yaklaşık 57 metrelik boyuyla Hive'nin en yüksek yapısı olan İslam Hoca Minaresi, 1908–1910 yılları arasında yanındaki medreseyle birlikte inşa edildi. Turkuaz ve beyaz çini kuşaklarla bezeli, yukarı doğru incelen gövdesi İçan Kale'nin neredeyse her köşesinden görünüyor; dar ve karanlık merdivenle çıkılan tepesinden şehrin ve çevresindeki çölün manzarası izlenebiliyor.
Yapıları yaptıran İslam Hoca, 1898'den 1913'e kadar Hive Hanlığı'nın başveziri olan reformcu bir devlet adamıydı: Hive'ye hastane, postane ve telgraf getirdi, yeni usulde okullar açtı, köprüler yaptırdı. Yenilikleri muhafazakâr çevreleri rahatsız edince 1913'te bir suikaste kurban gitti. Bugün medresede Harezm'in el sanatlarını tanıtan bir müze bulunuyor.
Haritada göster – İslam Hoca Minaresi ve Medresesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Pehlivan Mahmud Türbesi

Fotoğraf: Ramón / CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons
Hive'nin koruyucu evliyası kabul edilen Pehlivan Mahmud (1247–1326) çok yönlü bir şahsiyetti: geçimini kürkçülükle sağlayan bir zanaatkâr, rubaileriyle tanınan bir şair ve rivayete göre hiç yenilmemiş bir güreşçi. Adı Orta Asya'dan İran'a ve Hindistan'a kadar anılan bu "pehlivan"ın mütevazı mezarı, yüzyıllar içinde Hive'nin en kutsal ziyaretgâhına dönüştü.
Bugünkü türbe 19. yüzyılda genişletildi; Hive hanlarının birçoğu da onun yanına gömülmeyi tercih etti. Turkuaz kubbesi İçan Kale'nin siluetinde kolayca seçilen türbenin içi, şehrin en ince işçilikli mavi-beyaz çinileriyle kaplı ve çinilerin arasına Pehlivan Mahmud'un rubaileri işlenmiş. Güreşçilerin müsabakalardan önce buraya gelip dua etmesi bugün de süren bir gelenek.
Haritada göster – Pehlivan Mahmud Türbesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Okumaya devam et
Rota ve Mekânlar
Bu seyahati adım adım harita üzerinde inceleyin.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.


