Buhara: Kalyan Minaresi ve Nasreddin Hoca

Buhara: Kalyan Minaresi ve Nasreddin Hoca

Yüzyıllar boyunca İslam dünyasının ilim merkezlerinden biri olan Buhara, Ark Kalesi'nden Cengiz Han'ın bile yıktıramadığı Kalyan Minaresi'ne, bin yıllık Samani Türbesi'nden Bahaeddin Nakşibend'in kabrine kadar katman katman bir tarih sunar. Buhara'da ve çevresinde görülmesi gereken kültürel mekânlar:

Ark Kalesi

Ark Kalesi

Bir toprak tepe üzerine kurulan Ark Kalesi, MS 5. yüzyıldan beri Buhara emirlerinin ikametgâhı ve şehrin idari merkeziydi; kalenin içinde saraylar, camiler, hazine odaları ve bir zindan barınıyordu. Yüzyıllar boyunca art arda yıkılıp yeniden inşa edilen kale, 1920'de Kızıl Ordu'nun bombardımanıyla büyük ölçüde harap oldu — bugün ayakta kalan yapıların çoğu bu tarihten öncesine, son emirler dönemine ait.

Kalenin görkemli giriş kapısı, iki kalın kuleyi birbirine bağlayan üstü kapalı bir geçitle şehrin en tanınan silüetlerinden birini oluşturuyor. İçeride hâlâ ziyarete açık bölümlerde emirin taht odası, darphane ve 1920'ye kadar kullanılan Cuma Camii yer alıyor; kalenin duvarlarından bakıldığında Buhara'nın tarihi merkezinin tamamı görülebiliyor.

Haritada göster – Ark Kalesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Çar Minar

Çar Minar

"Dört minare" anlamına gelen Çar Minar, 1807'de zengin bir Türkmen tüccar olan Halif Niyazkul tarafından, artık günümüze ulaşamamış bir medresenin giriş kapısı olarak inşa edildi. Dört köşedeki kuleler her biri farklı çini desenleriyle süslenmiş; bu çeşitlilik bazı yorumlara göre İslam'ın dört mezhebini simgeliyor.

Klasik minare formundan uzak, neredeyse Hint mimarisini andıran orantılarıyla Buhara'nın geleneksel dokusundan ayrılan yapı, kulelerinden birinin tepesinde yıllardır yuva yapan leylekleriyle de tanınıyor. Küçük ölçeğine rağmen, arka sokaklardaki konumu ve alışılmadık siluetiyle şehrin en çok fotoğraflanan köşelerinden biri.

Haritada göster – Çar Minar (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Kalyan Minaresi

Kalyan Minaresi

1127'de Karahanlı hükümdarı Arslan Han tarafından inşa ettirilen 47 metrelik Kalyan Minaresi, 1220'de Cengiz Han'ın Buhara'yı yerle bir ettiği seferden sağ kurtulan nadir yapılardan biri — efsaneye göre Cengiz Han minarenin önünde durup başındaki başlığın düşmesiyle eğilmek zorunda kaldığında, bu kadar büyük saygıyı hak eden bir yapıyı yıktırmaktan vazgeçmiş.

Kervanlara yol gösteren bir fener kulesi olarak da kullanılan minare, karanlık bir geçmişe de sahip: Orta Çağ'da idam edilen mahkûmlar çuvala konularak minarenin tepesinden aşağı atılırdı, bu yüzden yıllarca "Ölüm Kulesi" olarak anıldı. Bugün minarenin dibindeki Kalyan Camii ve Mir-i Arab Medresesi'yle birlikte oluşturduğu meydan, Buhara'nın dini merkezinin kalbini oluşturuyor.

Haritada göster – Kalyan Minaresi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Nasreddin Hoca Heykeli

Nasreddin Hoca Heykeli

Lyabi-Hovuz havuzu çevresindeki gölgeli meydanda yer alan bu bronz heykel, Türk-İslam dünyasının ortak mizah ve hikmet figürü Nasreddin Hoca'yı ters bindiği eşeğiyle tasvir ediyor. Orta Asya'da "Efendi" olarak da anılan Hoca'nın nükteli hikâyeleri, Anadolu'dan Buhara'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada yüzyıllardır aynı sıcaklıkla anlatılıyor.

Heykelin çevresindeki 16. yüzyıldan kalma Lyabi-Hovuz havuzu, dut ağaçlarının gölgesinde çay içen yerel halk ve gezginlerle Buhara'nın en canlı buluşma noktalarından biri; heykel de bu meydanın ziyaretçilerin en çok fotoğraf çektirdiği köşesi.

Haritada göster – Nasreddin Hoca Heykeli (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

İsmail Samani Türbesi

İsmail Samani Türbesi

Fotoğraf: Patrickringgenberg / CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Buhara'nın tarihi merkezinin hemen dışında, bir parkın içindeki bu küçük ama kusursuz orantılı türbe, 10. yüzyılda Samani hanedanı için inşa edildi ve Orta Asya'da ayakta kalan en eski İslam dönemi mezar yapısı kabul ediliyor. Geleneksel olarak hanedanın ünlü hükümdarı İsmail Samani'ye atfedilen türbede, aralarında Samani emiri II. Nasr'ın da bulunduğu üç kişinin gömülü olduğu biliniyor.

Türbeyi eşsiz kılan, yalnızca pişmiş tuğlayla örülmüş duvarları: tuğlalar sepet örgüsünü andıran farklı desenlerle dizilmiş ve gün boyunca değişen ışıkla cephenin dokusu da sürekli değişiyor. Yüzyıllar içinde toprak ve alüvyon altında kalan yapı, 20. yüzyılda Sovyet arkeologlarınca kazılarak gün yüzüne çıkarıldı; bu sayede Cengiz Han'ın 1220'de Buhara'yı yakıp yıktığı seferden de zarar görmeden kurtulduğu düşünülüyor.

Haritada göster – İsmail Samani Türbesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Nadir Divanbegi Medresesi

Nadir Divanbegi Medresesi

Fotoğraf: RK / CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Lyabi-Hovuz havuzunun doğu kıyısındaki Nadir Divanbegi Medresesi, 1622–1623'te Buhara Hanı İmamkulu Han'ın veziri Nadir Divanbegi tarafından yaptırıldı. Anlatılana göre yapı başlangıçta bir kervansaray olarak tasarlanmıştı; açılışa gelen hanın binayı "güzel bir medrese" diye övmesi üzerine vezir, sözü emir sayarak onu medreseye dönüştürdü.

Medreseyi ünlü kılan, cümle kapısındaki çini mozaik: pençelerinde birer beyaz ceylan taşıyan iki efsanevi simurg kuşu, insan yüzüyle tasvir edilmiş bir güneşe doğru süzülüyor. Canlı tasvirine nadiren yer veren İslam mimarisinde bu sahne son derece sıra dışı. Medresenin avlusu akşamları geleneksel müzik ve dans gösterilerine sahne oluyor; önündeki meydan ise Nasreddin Hoca heykeli ve dut ağaçlarının gölgesindeki çayhanelerle Buhara'nın en canlı köşesi.

Haritada göster – Nadir Divanbegi Medresesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Sitorai Mohi Hosa Sarayı

Sitorai Mohi Hosa Sarayı

Fotoğraf: Miss Kamola / CC0 · Wikimedia Commons

Buhara'nın yaklaşık 4 km kuzeyindeki Sitorai Mohi Hosa, "yıldızlar ve ay gibi saray" anlamına gelen adıyla Buhara emirlerinin yazlık sarayı. Bugün görülen yapıların büyük bölümü son emir Seyyid Alim Han döneminde (1912–1920) inşa edildi; Rus mühendislerin tasarladığı Avrupa tarzı cepheleri Buharalı ustaların doğu tarzı iç süslemeleriyle birleştiren saray, iki dünya arasında kalmış bir yapı.

Sarayın en göz alıcı mekânı, ünlü usta Şirin Muradov'un alçı (ganç) oymaları ve aynalarla süslediği Beyaz Salon. Harem bölümü, havuz başındaki köşk ve bahçeler de gezilebiliyor; 1927'den beri müze olarak kullanılan sarayda emir ailesine ait eşyalar, porselenler ve Buhara'nın ünlü suzani işlemeleri sergileniyor. Kızıl Ordu 1920'de Buhara'yı ele geçirince Alim Han Afganistan'a kaçtı ve bir daha geri dönmedi.

Haritada göster – Sitorai Mohi Hosa Sarayı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Bahaeddin Nakşibend Külliyesi

Bahaeddin Nakşibend Külliyesi

Fotoğraf: Bgag / CC0 · Wikimedia Commons

Nakşibendi tarikatının kurucusu Bahaeddin Nakşibend (1318–1389), Buhara'nın yaklaşık 10 km kuzeydoğusundaki Kasr-ı Arifan köyünde yaşadı ve burada toprağa verildi. Türbesinin çevresinde yüzyıllar içinde gelişen külliye; hankah, camiler, medrese, avlular ve havuzlarla Orta Asya'nın en önemli ziyaretgâhlarından biri hâline geldi. Buharalılar arasında buraya üç kez gelmenin bir hacca denk olduğuna dair bir inanış bile vardır.

Sovyet döneminde ziyaretin yasaklandığı türbe, bağımsızlığın ardından yenilendi ve bugün Türkiye'den gelen ziyaretçilerin de en çok uğradığı yerlerden biri. Nakşibendiliğin "Dil be yâr, dest be kâr" (gönül Allah'ta, el işte) ilkesi, tasavvufu gündelik hayattan koparmayan bu anlayışın Anadolu'dan Hindistan'a kadar geniş bir coğrafyaya yayılmasında büyük rol oynadı.

Haritada göster – Bahaeddin Nakşibend Külliyesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Yazıyı Paylaş:
Bizi Instagram'da Takip Et

Okumaya devam et

Rota ve Mekânlar

Bu seyahati adım adım harita üzerinde inceleyin.

Gezilecek Yerler

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.