Üsküp: Vardar Kıyısında Çarşı ve Camiler

Taş Köprü'nün iki yakasını birleştirdiği Üsküp, Türk Çarşısı ve Osmanlı camileriyle Balkanlar'daki Türk izlerinin en canlı olduğu şehirlerden biri. Üsküp'te görülmesi gereken kültürel mekânlar:
Arkeoloji Müzesi

2014'te Vardar Nehri kıyısında açılan Kuzey Makedonya Arkeoloji Müzesi, neoklasik sütunlu cephesi ve önündeki heykellerle süslü köprüsüyle "Üsküp 2014" kentsel dönüşüm projesinin en gösterişli yapılarından biridir. Taş Köprü'nün hemen kuzeyinde, tarihi çarşıya bakan konumuyla şehrin yeni simgelerinden birine dönüştü.
İçeride Neolitik çağdan Osmanlı dönemine uzanan binlerce eser sergileniyor; Makedon kral mezarlarından çıkarılan altın maskeler ve antik Skupi kentinden gelen mozaikler koleksiyonun öne çıkanları arasında. Geceleri sütunlarını ve heykellerini aydınlatan ışıklandırmasıyla müze, Vardar kıyısının en fotogenik duraklarından biri.
Haritada göster – Arkeoloji Müzesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Davut Paşa Hamamı

1466-1473 yılları arasında dönemin Rumeli beylerbeyi Davud Paşa tarafından yaptırılan bu hamam, Balkanlar'daki en büyük Osmanlı hamamlarından biri kabul edilir. On bir kubbesiyle karmaşık bir siluet oluşturan yapı, sıcaklık, ılıklık ve soğukluk bölümleriyle klasik Osmanlı hamam mimarisinin ders niteliğinde bir örneğidir.
1963 Üsküp depreminden büyük hasar görmeden kurtulan nadir tarihi yapılardan biri olan hamam, bugün artık yıkanma amacıyla değil, Kuzey Makedonya Ulusal Galerisi'nin sergi mekânı olarak kullanılıyor. Kubbelerinden süzülen doğal ışık altında modern sanat eserlerini gezmek, yapının geçirdiği dönüşümü çarpıcı biçimde hissettiriyor.
Haritada göster – Davut Paşa Hamamı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Makedonya Meydanı

Vardar Nehri'nin güney kıyısında uzanan bu geniş meydan, Üsküp'ün kalbi ve "Üsküp 2014" projesinin en iddialı adresidir. Meydanın ortasında 2011'de dikilen ve resmî adı "Atlı Savaşçı" olan devasa bronz heykel, atının üzerinde kılıç sallayan bir komutanı betimler — adı açıkça belirtilmese de herkes onu Büyük İskender olarak tanır.
Heykelin çevresini saran gösterişli fıskiye, akşamları renkli ışıklarla gösteri sunar ve meydanı şehrin en canlı buluşma noktasına dönüştürür. Çevredeki neoklasik cepheli yeni binalar ile meydana bakan tarihi Taş Köprü, Üsküp'ün eski ve yeni kimliğinin iç içe geçtiği bu noktada bir arada duruyor.
Haritada göster – Makedonya Meydanı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Mustafa Paşa Camii

1492 yılında dönemin Üsküp sancak beyi Mustafa Paşa tarafından yaptırılan bu cami, Kale tepesinin eteğinde, eski çarşıya hâkim bir noktada yükselir. Tek büyük kubbesi ve önündeki revaklı son cemaat yeriyle, Osmanlı klasik dönem cami mimarisinin Balkanlar'daki en zarif örneklerinden biri sayılır.
1963 depreminde ağır hasar gören ve minaresini kaybeden cami, yıllar süren restorasyonlarla özgün hâline kavuşturuldu. Avlusundaki şadırvan ve etrafını saran çiçek bahçesi, camiyi ziyaret edenlere hem ibadet hem de şehrin manzarasını seyretmek için sakin bir mola noktası sunuyor.
Haritada göster – Mustafa Paşa Camii (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Taş Köprü

Vardar Nehri üzerinde 6. yüzyıldan kalma bir Bizans köprüsünün temelleri üzerine 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet döneminde yeniden inşa edilen bu taş köprü, Üsküp'ün en eski ve en tanınan simgesidir. On iki kemerden oluşan 214 metrelik köprü, yüzyıllar boyunca şehrin eski ve yeni yakalarını birbirine bağlayan tek geçit oldu.
Bir ucunda eski çarşı, diğer ucunda Makedonya Meydanı'nın gösterişli heykelleriyle karşılaşan köprü, bugün hem yayaların hem de şehri ilk kez gezenlerin mutlaka üzerinden geçtiği bir güzergâh. Şehrin arması üzerinde de yer alan köprü, Üsküp'ün Osmanlı geçmişiyle bugünü arasındaki en somut köprüdür — adı da zaten tam bunu anlatır.
Haritada göster – Taş Köprü (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Türk Çarşısı

15. yüzyılda Osmanlı döneminde şekillenen Üsküp Eski Çarşısı, İstanbul dışında Balkanlar'daki en büyük ve en iyi korunmuş Osmanlı çarşısıdır. Dar taş sokaklarında kuyumcular, bakırcılar, terziler ve baharatçılar yüzyıllardır aynı zanaatları sürdürüyor; çarşı içinde onlarca cami, han ve hamam da bir arada duruyor.
Gündüzleri kalabalık esnaf sesleriyle, akşamları ise ışıklandırılmış minareleri ve kafeleriyle canlanan çarşı, Üsküp'ün Osmanlı kimliğinin en yoğun yaşandığı bölge. Taş Köprü'den çarşıya adım atan ziyaretçiler, birkaç dakika içinde kendini yüzyıllar öncesine ışınlanmış gibi hissediyor.
Haritada göster – Türk Çarşısı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Üsküp Kalesi

Vardar Nehri'ne ve eski çarşıya hâkim bir tepede yükselen Kale, MS 6. yüzyılda Bizans İmparatoru Justinianus döneminde inşa edilmiş, sonraki yüzyıllarda Slavlar ve Osmanlılar tarafından defalarca genişletilip güçlendirilmiştir. Kalın taş surları ve köşe kuleleriyle şehrin en eski yerleşim noktasını oluşturur.
Bugün büyük ölçüde harabe hâlindeki surların üzerinde yürümek, Üsküp'ün çatılarını, Taş Köprü'yü ve çevredeki dağları tek bir kadrajda görme fırsatı sunuyor. Özellikle gün batımında kalenin burçlarından izlenen manzara, şehri ziyaret edenlerin listesinde vazgeçilmez bir durak.
Haritada göster – Üsküp Kalesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Matka Kanyonu

Üsküp'ün hemen batısında, Treska Nehri'nin dik kireçtaşı kayalıkları arasından açtığı bu kanyon, 1938'de üzerine kurulan barajla zümrüt yeşili bir yapay göle dönüştü. Kanyonun her iki yakasını Ortaçağ'dan kalma küçük manastırlar (en tanınanı Aziz Andrea Manastırı) ve mağaralar süslüyor.
Ziyaretçiler küçük teknelerle gölün derinliklerine doğru ilerleyip, Avrupa'nın en uzun sualtı mağaralarından biri olan Vrelo Mağarası'na kadar gidebiliyor. Kayalıklara tırmanan dağcılar ve kanyonu kürekle geçen kano meraklıları için de popüler olan Matka, Üsküp'ten bir saatten kısa sürede ulaşılabilen en etkileyici doğa kaçamağı.
Haritada göster – Matka Kanyonu (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Okumaya devam et
Rota ve Mekânlar
Bu seyahati adım adım harita üzerinde inceleyin.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.



