Kudüs: Kubbetüs Sahra ve Kadim Surlar

Üç semavi dinin kutsal şehri Kudüs, altın kubbesiyle Kubbetü's-Sahra'dan Kıyamet Kilisesi'ne, Kanuni Sultan Süleyman'ın yaptırdığı surlardan Zeytin Dağı'nın manzarasına kadar binlerce yıllık tarihi dar sokaklarında taşır.
Kubbetüs Sahra

691'de Emevi Halifesi Abdülmelik tarafından tamamlanan Kubbetüs Sahra, İslam mimarisinin en eski büyük anıtsal yapısı; altın kaplama kubbesiyle Kudüs'ün en tanınan silüeti. Yapı, İslam inancına göre Hz. Muhammed'in Mirac gecesinde göğe yükseldiği kayanın üzerine inşa edildi.
Dış cephesindeki çini süslemeler 16. yüzyılda Osmanlı Sultanı Kanuni tarafından yenilendi.
Haritada göster – Kubbetüs Sahra (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Kıyamet Kilisesi

MS 335'te İmparator Konstantin'in annesi Helena'nın girişimiyle inşa edilen Kıyamet Kilisesi (Kutsal Kabir Kilisesi), Hristiyan geleneğinde Hz. İsa'nın çarmıha gerildiği, gömüldüğü ve dirildiğine inanılan yeri barındırır ve Hristiyanlığın en kutsal mekânı kabul edilir.
Kilisenin farklı bölümleri altı Hristiyan mezhebi (Yunan Ortodoks, Katolik, Ermeni, Kıpti, Süryani, Etiyopya) arasında paylaşılıyor; kilisenin ana kapısının anahtarı, mezhepler arası anlaşmazlıkları önlemek amacıyla 12. yüzyıldan beri gelenek olarak aynı Müslüman ailenin (Nusaybe ailesi) elinde tutuluyor.
Haritada göster – Kıyamet Kilisesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Zeytin Dağı

Kudüs'ün doğusunda yükselen Zeytin Dağı, her üç Abrahamik din için de önemli bir yer: Yahudilikte Mesih'in geleceği ve dirilişin başlayacağı yer olarak kabul edilir (bu nedenle dağın yamacında binlerce yıllık dev bir Yahudi mezarlığı bulunuyor), Hristiyanlıkta ise İsa'nın göğe yükseldiğine ve Getsemani Bahçesi'nde tutuklandığına inanılan yer.
Dağın zirvesinden bakıldığında, Kubbetüs Sahra'nın altın kubbesi ve Kudüs Eski Şehri'nin tamamı tek bir panoramada görülüyor; bu manzara noktası, şehrin en çok fotoğraflanan yerlerinden biri.
Haritada göster – Zeytin Dağı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Kudüs Surları

Bugünkü hâliyle 1535-1538 arasında Osmanlı Sultanı Kanuni Sultan Süleyman tarafından inşa ettirilen Kudüs Surları, Eski Şehir'i 4 kilometrelik bir hatla çevreliyor ve 1981'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alındı. Surlar sekiz ana kapıyla Eski Şehir'in dört tarihi mahallesine (Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Ermeni) açılıyor.
Surların üzerinde yürünebilen "Sur Yürüyüşü" (Ramparts Walk) güzergâhı, ziyaretçilere Eski Şehir'in çatılarına ve çevresindeki tepelerine kuşbakışı bir manzara sunuyor; kapıların her biri farklı bir dönem ve amaç için inşa edilmişti.
Haritada göster – Kudüs Surları (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Şam Kapısı

Kudüs surlarının en görkemli ve en işlek kapısı olan Şam Kapısı (Bab al-Amud), adını buradan başlayan tarihi yolun Şam'a gitmesinden alır. Kapının önündeki geniş taş meydan, Kudüs Müslüman mahallesinin ana giriş noktası ve şehrin en canlı sosyal buluşma alanlarından biri.
Kapının altındaki arkeolojik kazılarda, Roma İmparatoru Hadrianus döneminden (MS 2. yüzyıl) kalma daha eski bir kapının kalıntıları bulundu; bu da kapının bugünkü Osmanlı yapısının aslında çok daha eski bir giriş noktasının üzerine inşa edildiğini gösteriyor.
Haritada göster – Şam Kapısı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Kudüs Eski Şehir Çarşısı

Kudüs Eski Şehri'nin dar, kemerli sokaklarında yüzyıllardır süregelen çarşı, Memlük ve Osmanlı dönemlerinden kalma taş yapılarında baharatçılar, kuyumcular, dokuma ve seramik ustalarını bir araya getiriyor. Çarşının farklı kolları, dört tarihi mahalleyi (Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Ermeni) birbirine bağlıyor.
Kudüs'e özgü el yapımı seramikler ve zeytinyağı sabunları, çarşının en tanınan ürünleri arasında; dar sokaklardaki kemerli tavanlar, güneşin sertliğinden korunmak için tasarlanmış geleneksel bir mimari çözüm.
Haritada göster – Kudüs Eski Şehir Çarşısı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Kudüs Panoraması

Kudüs Eski Şehri'nin surlarından veya çevresindeki tepelerden bakıldığında, binlerce yıllık taş dokusu, kubbeler ve minareler tek bir manzarada birleşiyor. Şehrin kendine özgü sarımsı-bej renkli taşı, yerel yönetmelik gereği tüm yeni yapılarda da kullanılmak zorunda, bu da Kudüs'e her ışıkta değişen ama her zaman tutarlı bir renk paleti kazandırıyor.
Gün doğumu ve gün batımı saatlerinde bu taşların aldığı altın-pembe tonlar, şehre "altın Kudüs" (Yerushalayim shel zahav) tabirinin neden yakıştırıldığını gösteriyor.
Haritada göster – Kudüs Panoraması (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Okumaya devam et
Rota ve Mekânlar
Bu seyahati adım adım harita üzerinde inceleyin.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.

