Filistin: Beytüllahim'den El Halil'e

Hz. İsa'nın doğduğu Beytüllahim'den dünyanın en eski şehirlerinden Eriha'ya, Hz. İbrahim'in makamının bulunduğu El Halil'den eski çarşılarıyla Nablus'a uzanan bir Batı Şeria rotası.
Doğuş Kilisesi (Beytüllahim)

MS 339'da İmparator Konstantin'in annesi Helena'nın girişimiyle inşa edilen Doğuş Kilisesi, Hristiyan geleneğinde Hz. İsa'nın doğduğuna inanılan mağaranın üzerine kuruldu ve dünyada kesintisiz ibadete açık kalan en eski kiliselerden biri. 2012'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alındı.
Kilisenin ana girişi, "Alçakgönüllülük Kapısı" olarak bilinen ve yüksekliği yaklaşık 120 santimetreye kadar daraltılmış bir kapı; bu, hem Osmanlı döneminde atlıların kiliseye girmesini önlemek hem de her ziyaretçiyi eğilmeye, yani sembolik bir alçakgönüllülüğe zorlamak için tasarlanmıştı.
Haritada göster – Doğuş Kilisesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Doğuş Kilisesi Avlusu (Beytüllahim)

Doğuş Kilisesi'nin bitişiğindeki Aziz Katharina Kilisesi'nin avlusu, Katolik cemaatinin her yıl Noel arifesinde düzenlediği ve dünyaya canlı yayınlanan ayinin yapıldığı yer. Avludaki Aziz Jerome heykeli, Kutsal Kitabı Latinceye çeviren ve yaşamının büyük bölümünü Beytüllahim'deki bir mağarada geçiren bilgin rahibi anıyor.
Fransisken keşişlerin yönetimindeki bu avlu, hem sakin bir dua alanı hem de Doğuş Kilisesi kompleksinin farklı Hristiyan mezheplerine ait bölümlerini birbirine bağlayan bir geçiş noktası olarak işlev görüyor.
Haritada göster – Doğuş Kilisesi Avlusu (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Süt Mağarası Kilisesi (Beytüllahim)

Hristiyan geleneğine göre Meryem Ana'nın, Mısır'a kaçış yolculuğu öncesinde İsa'yı bu mağarada emzirdiğine ve bir damla sütünün kayaya değerek taşı beyaza dönüştürdüğüne inanılır. Bu efsane nedeniyle mağaranın beyazımsı kayası, tarihte hem Hristiyan hem Müslüman kadınlar tarafından süt bolluğu ve doğurganlık için dua edilen bir yer hâline geldi.
Bugünkü Fransisken kilisesi 1872'de bu mağaranın üzerine inşa edildi; mağaradan kazınan taş tozunun küçük paketler hâlinde dünyanın dört bir yanına gönderilmesi geleneği hâlâ sürüyor.
Haritada göster – Süt Mağarası Kilisesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Ayrım Duvarı (Beytüllahim)

İsrail'in 2002'den itibaren Batı Şeria boyunca inşa ettiği beton ayrım duvarı, Beytüllahim çevresinde şehri âdeta çevreliyor. İsrail tarafı duvarı güvenlik önlemi olarak tanımlarken, Uluslararası Adalet Divanı 2004'te duvarın Filistin topraklarındaki güzergâhının uluslararası hukuka aykırı olduğu yönünde istişari görüş bildirdi; Filistinliler ve pek çok insan hakları kuruluşu duvarı hareket özgürlüğünü kısıtlayan bir yapı olarak eleştiriyor.
Beytüllahim'deki duvar bölümü, dünyaca ünlü sokak sanatçısı Banksy'nin de aralarında bulunduğu pek çok sanatçının siyasi ve toplumsal temalı duvar resimleriyle kaplı; 2017'de duvara bakan "Walled Off Hotel"in açılmasıyla bölge, hem tarihi hem güncel siyasi gerçekliği bir arada gösteren özgün bir ziyaret noktasına dönüştü.
Haritada göster – Ayrım Duvarı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Eriha Şehri (Eriha)

Deniz seviyesinden 250 metre aşağıda, dünyanın en alçak rakımlı şehri olan Eriha, Tell es-Sultan höyüğündeki arkeolojik kazılarla MÖ 9000'lere tarihlenen yerleşim izleriyle dünyanın aralıksız iskân edilen en eski şehirlerinden biri kabul ediliyor.
Tevrat'ta anlatılan ve surların çöktüğü ünlü "Eriha kuşatması" kıssası, şehri hem arkeolojik hem dini açıdan özel bir konuma taşıyor; bereketli vahası ve sıcak iklimi, şehri binlerce yıl boyunca sürekli cazip bir yerleşim noktası yaptı.
Haritada göster – Eriha Şehri (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Hişam Sarayı Mozaikleri (Eriha)

8. yüzyılda Emevi Halifesi Hişam bin Abdülmelik döneminde inşa edilen bu çöl sarayı, muhtemelen tamamlanmadan bir depremle yıkıldı, ancak kalıntılarından çıkan mozaikler Emevi sanatının başyapıtları arasında sayılıyor.
Sarayın hamam bölümündeki "Hayat Ağacı" mozaiği, bir ağacın altında biri sakin biri saldırgan iki geyik betimiyle 850'den fazla renkli taş parçasından oluşuyor ve bölgedeki en büyük tek parça mozaik panolardan biri kabul ediliyor; bugün üzerine inşa edilen bir gölgelik altında korunuyor.
Haritada göster – Hişam Sarayı Mozaikleri (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Karantal Manastırı (Eriha)

Hristiyan geleneğinde Hz. İsa'nın 40 gün 40 gece oruç tutup şeytan tarafından üç kez sınandığına inanılan "Vesvese Dağı"nın (Mount of Temptation) dik yamacına oyulan Karantal Manastırı, 6. yüzyıldan beri münzevi keşişlerin yaşadığı bir inziva yeri olmuştu.
Bugünkü Yunan Ortodoks manastırı 1895'te inşa edildi; teleferikle ya da dik bir yürüyüş patikasıyla ulaşılan manastırdan, Eriha şehri ve Ürdün Vadisi'nin geniş bir panoraması izlenebiliyor.
Haritada göster – Karantal Manastırı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
El Halil Şehri (El Halil)

Dünyanın en eski aralıksız yerleşim gören şehirlerinden biri kabul edilen El Halil, adını (Arapçada "dost" anlamına gelen "halil") İslam, Hristiyanlık ve Yahudilikte ortak saygı gören Hz. İbrahim'in "Allah'ın dostu" sıfatından alıyor.
Şehrin eski çarşısı, taş kubbeli dükkânları ve cam üfleme atölyeleriyle bölgenin en eski geleneksel el sanatları merkezlerinden biri; El Halil, Filistin'in en büyük ikinci şehri olarak hem tarihi dokusuyla hem de yerel ekonomik yaşamıyla öne çıkıyor.
Haritada göster – El Halil Şehri (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Halilürrahman Camii (El Halil)

Herodes döneminde (MÖ 1. yüzyıl) inşa edilen devasa taş çevre duvarlarının içinde yer alan bu yapı, Hz. İbrahim, İshak, Yakup ve eşlerinin gömülü olduğuna inanılan Mağara-i Machpela'nın üzerinde yükseliyor ve hem Yahudilik hem İslam'da en kutsal mekânlardan biri olarak kabul ediliyor.
Yapı tarihi boyunca sinagog, Bizans kilisesi, Haçlı kilisesi ve nihayetinde Selahaddin Eyyubi'nin fethinden sonra cami olarak kullanıldı; bugün kompleks içinde hem bir cami hem bir sinagog bölümü bulunuyor — üç dinin ortak atasına duyulan saygının aynı çatı altında yüzyıllardır sürdüğü nadir yerlerden biri.
Haritada göster – Halilürrahman Camii (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Nablus Sokakları (Nablus)

Roma dönemi Flavia Neapolis kentinin üzerine kurulan Nablus'un eski şehri, kemerli taş geçitleri ve Osmanlı dönemi sabun fabrikalarıyla Filistin'in en iyi korunmuş orta çağ çarşılarından birine sahip. Şehir, yüzyıllardır zeytinyağlı sabun üretiminin merkezi olarak tanınıyor.
Nablus aynı zamanda "kunefe"nin (kadayıf ve peynirden yapılan tatlı) memleketi olarak da bilinir; dar sokaklardaki tatlıcı dükkânları, şehrin hem zanaat hem gastronomi kimliğini bir arada yaşatıyor.
Haritada göster – Nablus Sokakları (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Okumaya devam et
Rota ve Mekânlar
Bu seyahati adım adım harita üzerinde inceleyin.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.

