Atina: Akropolis'in Gölgesinde Antik Miras

Akropolis'in gölgesinde yükselen Atina, antik tapınaklardan Osmanlı izleri taşıyan Plaka sokaklarına kadar binlerce yıllık bir hikâye anlatır.
Akropolis

Atina'ya hâkim kayalık tepede yükselen Akropolis, kentin MÖ 5. yüzyıldaki altın çağında, devlet adamı Perikles'in önderliğinde inşa edilen kutsal alan. Kompleksin kalbindeki Parthenon, tanrıça Athena'ya adanmış bu Dor düzenindeki tapınak, klasik Yunan mimarisinin ve demokrasi düşüncesinin doğduğu dönemin en yetkin simgesi olarak kabul ediliyor.
Yüzyıllar boyunca kilise, cami ve barut deposu olarak da kullanılan Parthenon, 1687'de bir Venedik kuşatması sırasında içindeki barutun infilak etmesiyle büyük hasar gördü. Bugün sürmekte olan titiz bir restorasyon projesiyle özgün mermer bloklar tek tek yerine yerleştiriliyor; tepeden Atina'nın 360 derecelik manzarası da ziyareti ayrıca değerli kılıyor.
Haritada göster – Akropolis (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Plaka

Akropolis'in eteklerinde yer alan Plaka, dar taşlı sokakları ve neoklasik evleriyle Atina'nın antik ve Osmanlı dönemi katmanlarının iç içe geçtiği en eski yerleşim bölgesi; şehrin geri kalanı modernleşirken Plaka'nın 19. yüzyıl dokusu büyük ölçüde korunduğu için semt "tanrıların mahallesi" olarak da anılıyor.
Sokakları arasına serpiştirilmiş küçük Bizans kiliseleri, antik Roma Agorası'nın kalıntıları ve Anafiotika adlı, Kiklad adalarını andıran beyaz badanalı ev kümesi, mahalleyi tek bir yürüyüşte farklı çağları gezmeye imkân veren nadir bir yer yapıyor. Akşamları tavernaların masalarının sokağa taştığı Plaka, hem yerel hem ziyaretçiler için Atina'nın en canlı buluşma noktalarından biri.
Haritada göster – Plaka (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Rüzgarlar Kulesi

Roma Agorası'nın içinde yer alan Rüzgarlar Kulesi, MÖ 1. yüzyılda Suriyeli astronom Andronikos tarafından inşa edilen ve dünyanın bilinen en eski meteoroloji istasyonu kabul edilen sekizgen mermer yapı. Her cephesine, o yöndeki rüzgârı simgeleyen bir tanrı figürü kabartma olarak işlenmiş; kulenin üzerinde bir zamanlar dönen bronz bir Triton heykeli rüzgârgülü işlevi görüyordu.
Yapının içinde su akışıyla çalışan bir klepsidra (su saati) ve dış duvarlarına kazınmış güneş saatleri bulunuyordu — böylece kule aynı anda hem zamanı hem rüzgar yönünü hem de mevsimleri gösteren antik bir çok işlevli bilim aleti olarak tasarlanmıştı. Osmanlı döneminde bir süre dönen dervişlerin tekkesi olarak da kullanılan yapı, iki bin yıllık mühendislik zarafetini bugüne taşıyor.
Haritada göster – Rüzgarlar Kulesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Zeus Tapınağı

MÖ 6. yüzyılda başlayıp yapımı 638 yıl süren Olympion (Zeus Tapınağı), tamamlandığında antik dünyanın en büyük tapınaklarından biriydi; Roma İmparatoru Hadrianus MS 132'de projeyi bitirdiğinde tapınağa dev bir Zeus heykeli ile kendi heykelini yan yana diktirmişti.
Orijinal 104 Korint sütunundan günümüze yalnızca 15'i ayakta kalabildi — biri 1852'de bir fırtınada devrildi ve hâlâ düştüğü yerde duruyor. Kalan sütunların devasa ölçeği, tapınağın bir zamanlar sahip olduğu anıtsal büyüklüğü hâlâ hissettiriyor.
Haritada göster – Zeus Tapınağı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Erehteion

Akropolis'te Parthenon'un hemen kuzeyinde yer alan Erehteion, MÖ 406'da tamamlandığında Atina'nın en kutsal tapınağı kabul ediliyordu; efsaneye göre Athena ile Poseidon'un şehrin koruyucu tanrısı olma yarışının geçtiği yer burasıydı. Tapınağın adı, efsanevi Atina kralı Erechtheus'tan geliyor.
Yapının en tanınan unsuru, çatıyı taşıyan altı kadın heykeli sütun (karyatid) içeren güney verandası; orijinallerden biri Londra'daki British Museum'da sergileniyor, Atina hükümeti hâlâ iadesini talep ediyor. Akropolis Müzesi'ndeki diğerleri, orijinallerin yerine konan replikaların modelini oluşturuyor.
Haritada göster – Erehteion (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Lykavittos Tepesi

Atina'nın en yüksek noktası olan 277 metrelik Lykavittos, efsaneye göre Athena'nın Akropolis'e taşımak için taşıdığı ama bir haberin şoku ile düşürdüğü bir kaya kütlesinden oluştu. Tepenin zirvesindeki küçük Aziz George Şapeli, beyaz cephesiyle uzaktan bile fark ediliyor.
Füniküler veya yürüyüşle çıkılan zirveden, Akropolis dahil tüm Atina şehri ve Ege Denizi'ne kadar uzanan panoramik bir manzara görülüyor; özellikle gün batımı saatleri, tepenin en yoğun ziyaret edildiği zaman dilimi.
Haritada göster – Lykavittos Tepesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Panathinaiko Stadyumu

MÖ 4. yüzyılda antik Panatinaya Bayramı için inşa edilen ve MS 144'te tamamen beyaz mermerle yeniden yapılan Panathinaiko Stadyumu, dünyada tamamen mermerden inşa edilmiş tek stadyum. 1896'da modern olimpiyatların ilk yarışmalarına ev sahipliği yaparak stadyum yeniden hayata döndü.
At nalı biçimindeki 45 bin kişilik stadyum, 2004 Atina Olimpiyatları'nda okçuluk yarışmalarına ve maraton bitişine de ev sahipliği yaptı; olimpiyat meşalesi hâlâ her olimpiyat öncesi burada yakılıp dünyaya uğurlanıyor.
Haritada göster – Panathinaiko Stadyumu (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Yunan Parlamentosu

1843'te Kral Otto'nun sarayı olarak inşa edilen bina, 1935'ten beri Yunan Parlamentosu'na ev sahipliği yapıyor. Bina önündeki Meçhul Asker Anıtı'nda her saat başı gerçekleşen geleneksel kıyafetli (fustanella) Evzon askerlerinin nöbet değişimi töreni, Atina'nın en çok izlenen ritüellerinden biri.
Sentagma Meydanı'na bakan binanın önündeki tören, Pazar günleri daha büyük bir askeri bandoyla icra ediliyor; nöbetçilerin adım adım, ağır ve stilize hareketleri, Yunan askeri geleneğinin sembolik bir gösterisi.
Haritada göster – Yunan Parlamentosu (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Okumaya devam et
Rota ve Mekânlar
Bu seyahati adım adım harita üzerinde inceleyin.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.


