Venedik: Kanallar, Köprüler ve San Marco

Lagünün ortasında, kanallar ve köprülerle birbirine bağlanan adacıklar üzerine kurulan Venedik, San Marco Meydanı'ndan Rialto Köprüsü'ne kadar bir zamanların deniz cumhuriyetinin ihtişamını yaşatır. Venedik'te görülmesi gereken kültürel mekânlar:
San Marco Meydanı

Napolyon'un "Avrupa'nın salonu" diye tanımladığı San Marco Meydanı, Venedik'te resmen "piazza" (meydan) unvanı taşıyan tek alandır — şehrin diğer tüm açık alanları yalnızca "campo" (avlu) olarak anılır. Üç kenarını çevreleyen Procuratie kemer dizileri, eskiden Venedik Cumhuriyeti'nin yüksek memurlarına ayrılmış resmi konutlardı.
Meydanın köşesindeki Caffè Florian, 1720'den beri kesintisiz hizmet veren İtalya'nın en eski kahvehanesi; Casanova ve Lord Byron'ın da uğrak yeriydi. Deniz seviyesinden yalnızca birkaç santim yüksekte olan meydan, sonbahar-kış aylarında "acqua alta" ile düzenli olarak sular altında kalır — o günlerde yükseltilmiş yürüme platformları kurulur.
Haritada göster – San Marco Meydanı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
San Marco Bazilikası

828 yılında Venedikli tacirlerin Aziz Markos'un kalıntılarını İskenderiye'den, Müslüman gümrük memurlarının dokunmaktan kaçındığı domuz eti fıçılarının arasına saklayarak kaçırmasıyla başlayan bir hikâyenin üzerine kurulu. Bugünkü Bizans tarzı beş kubbeli hâlini 1063-1094 arasında aldı; cephesindeki ve içindeki 8.000 metrekarelik altın yaldızlı mozaikler yüzünden "Chiesa d'Oro" (Altın Kilise) diye anılır.
Ana kapının üzerindeki dört bronz at heykeli, 1204'te Dördüncü Haçlı Seferi sırasında Konstantinopolis'ten yağmalanmıştı; bugün dışarıda duranlar kopya, özgünleri içerideki müzede korunuyor. Bazilikanın önündeki dört sütun da 1204'te Konstantinopolis'ten getirildi — Venedik'in Bizans'la kurduğu çelişkili ilişkinin taşlaşmış izleri.
Haritada göster – San Marco Bazilikası (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Aziz Mark'ın Çan Kulesi

9. yüzyılda bir gözetleme kulesi olarak temeli atılan Campanile, yüzyıllar boyunca büyütülüp güçlendirildi ve şehrin en yüksek yapısı oldu. 14 Temmuz 1902 sabahı, hiçbir uyarı vermeden aniden çökerek meydana yığıldı — mucizevi biçimde tek can kaybı bir kedi oldu. Venedikliler bir yıl içinde "dov'era e com'era" (neredeyse aynı yerde, aynı biçimde) sloganıyla yeniden inşaya başladı ve kule 1912'de, ilk hâlinin tam 1000. yıl dönümünde yeniden açıldı.
Tepesindeki altın Cebrail heykeli rüzgârgülü görevi görür. Asansörle çıkılan gözetleme katından Piazza San Marco'nun tamamı, lagün, Murano ve Lido adaları ile açık havada Alp Dağları'na kadar uzanan bir manzara açılır — Galileo'nun 1609'da teleskobunu Doge'ye tanıttığı nokta da tam burasıdır.
Haritada göster – Aziz Mark'ın Çan Kulesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
St. Mark Saat Kulesi

Mimar Mauro Codussi tarafından 1496-1499 arasında inşa edilen Torre dell'Orologio, mavi-altın minesi üzerinde burçları ve ay evrelerini gösteren gösterişli bir gökyüzü saatiyle tanınır. Cephenin üst kısmında kanatlı Aziz Markos aslanı, altın yıldızlı lacivert bir fon üzerinde yükselir; kule ayrıca Merceria'ya, yani Rialto'ya uzanan ana alışveriş sokağına açılan kemerli geçidin üstünde durur.
Kulenin tepesindeki iki bronz heykel — halk arasında "Mori" (Faslılar) diye anılır — 500 yılı aşkın süredir her saat başı çekiçleriyle çana vurur; mekanizma büyük ölçüde hâlâ 15. yüzyıldan kalma orijinal dişlilere dayanır. Rehberli turlarla kulenin içine girip saat mekanizmasını yakından görmek mümkün.
Haritada göster – St. Mark Saat Kulesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Palazzo Ducale

Venedik Cumhuriyeti'nin seçilmiş devlet başkanı Doge'nin ikametgâhı ve hükümet merkezi olan saray, pembe-beyaz baklava desenli mermer cephesi ve zarif sivri kemerli galerisiyle Venedik Gotiği'nin doruk noktası sayılır. İçindeki Büyük Konsey Salonu'nda, dünyanın en büyük tuval yağlıboya tablosu olan Tintoretto'nun devasa "Cennet" freski duvarı baştan başa kaplar.
Sarayın hapishane bölümüne, üstü kapalı Ahlar Köprüsü üzerinden geçilirdi — mahkûmların köprünün küçük penceresinden gördükleri son Venedik manzarasının önünde çektikleri "iç çekiş"ten adını aldığı söylenir. Ünlü maceracı Casanova 1756'da tam da buradaki "Piombi" (kurşun çatı hücreleri) hapishanesinden kaçmasıyla efsaneleşti.
Haritada göster – Palazzo Ducale (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Ahlar Köprüsü

1600 yılında tamamlanan bu kapalı kireçtaşı köprü, Dükler Sarayı'ndaki sorgu odalarını karşı kıyıdaki Yeni Hapishane'ye bağlıyordu. İngiliz şair Lord Byron'ın 19. yüzyılda popülerleştirdiği söylentiye göre, mahkûmlar köprünün küçük penceresinden son kez gördükleri Venedik manzarası karşısında derin bir iç çekiş (sospiro) atıyordu — köprünün adı da buradan geliyor.
Bugün köprünün altından geçen dar kanal, Venedik'in en çok fotoğraflanan gondol güzergâhlarından biri; üstündeki kapalı geçit ise dışarıdan sadece küçük kafes pencerelerle görülebiliyor. Hemen yanındaki Paglia Köprüsü, köprüyü tam cepheden görebileceğiniz en iyi nokta.
Haritada göster – Ahlar Köprüsü (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Rialto Köprüsü

Büyük Kanal'ı aşan en eski köprü olan Rialto, önce ahşap yapılmış, defalarca çökmüş ya da yanmıştı. Bugünkü taş hâli için 1551'de açılan yarışmaya Michelangelo ve Palladio bile teklif sundu, ama kazanan Antonio da Ponte'nin cesur tek kemerli tasarımı oldu — birçok mühendis bunun çökeceğini öngörmüştü, 1591'de tamamlanan köprü ise 400 yılı aşkındır ayakta.
28 metrelik tek kemeri iki yakadaki yaya yollarına, ortadaki geniş geçide ve bunun iki yanına dizili küçük dükkânlara ev sahipliği yapıyor. Köprünün üzerinden ya da hemen yanındaki vaporetto iskelesinden Büyük Kanal'ın en canlı kesitini izlemek mümkün.
Haritada göster – Rialto Köprüsü (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Accademia Köprüsü

Büyük Kanal üzerindeki dört köprüden biri olan Ponte dell'Accademia, adını hemen yanındaki Accademia Sanat Galerisi'nden alır. 1854'te İngiliz mühendislerin yaptığı demir köprünün yerine 1933'te "geçici" bir ahşap köprü kondu — ama halkın sevgisini kazanan bu geçici çözüm, birkaç kez aynı tasarımla yenilenerek bugüne dek kalıcı hâle geldi.
Köprünün ortasından Büyük Kanal boyunca hem Rialto yönüne hem de Santa Maria della Salute Kilisesi'nin görkemli kubbesine bakan geniş bir manzara açılır; özellikle gün batımında Venedik'in en sevilen fotoğraf noktalarından biri.
Haritada göster – Accademia Köprüsü (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Fondaco dei Tedeschi

"Fondaco" Venedik lehçesinde depo/ticarethane anlamına gelir; bu yapı 13. yüzyıldan beri Alman tüccarların Venedik'teki mallarını depoladığı ve konakladığı merkezdi. 1508'deki büyük yangından sonra yeniden inşa edilen bina, cephesini genç Giorgione ve Tiziano'nun freskleriyle süsletmişti — bugün büyük ölçüde solmuş bu freskler, dönemin Venedik'inde ne kadar prestijli bir yapı olduğunu gösterir.
Osmanlı sonrası dönemde postane, son yıllarda ise lüks bir alışveriş merkezi olarak yeniden hayat buldu. Çatı katındaki ücretsiz teras (rezervasyon gerektirir), Büyük Kanal'ı ve hemen yanı başındaki Rialto Köprüsü'nü kuşbakışı görebileceğiniz, Venedik'teki nadir "gizli" manzara noktalarından biri.
Haritada göster – Fondaco dei Tedeschi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Museo Correr

San Marco Meydanı'nın karşısındaki Napolyon Kanadı'nda yer alan müze, koleksiyoner Teodoro Correr'in 1830'da şehre bağışladığı eserlerle kuruldu. Venedik Cumhuriyeti'nin tarihini, Doge'lerin törensel kıyafetlerini, deniz haritalarını ve heykeltıraş Antonio Canova'nın eserlerini bir araya getiriyor.
Aynı bilet, hemen bitişikteki Biblioteca Marciana'nın nefes kesen kütüphane salonlarına da geçiş sağlıyor — altın yaldızlı tavan madalyonları ve devasa gök/yer küreleriyle dolu bu salonlar, çoğu ziyaretçinin müzenin resim koleksiyonundan bile daha çok hatırladığı bölüm.
Haritada göster – Museo Correr (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Palazzo Contarini del Bovolo

"Bovolo" Venedik lehçesinde "salyangoz" demek — sarayın dış cephesine 15. yüzyıl sonunda eklenen, art arda dizili kemerli galerilerden oluşan sarmal merdivenin şekline gönderme. Dönemin Venedik saraylarında merdivenler genelde bina içinde gizlenirdi; Contarini ailesi bunun yerine merdiveni cephenin dışına, âdeta bir mimari heykel gibi taşımayı seçti.
Dar bir avludan girilen merdiven bugün tırmanılabiliyor; tepesindeki küçük "belvedere" kuleden şehrin kırmızı kiremitli çatıları ve San Marco Çan Kulesi'nin silueti görülüyor. Ana turistik güzergâhların dışında kalan sessiz bir sokakta gizlenmiş olması, onu Venedik'in en sürpriz duraklarından biri yapıyor.
Haritada göster – Palazzo Contarini del Bovolo (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Okumaya devam et
Rota ve Mekânlar
Bu seyahati adım adım harita üzerinde inceleyin.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.



