St. Petersburg: Çarların Saraylar Şehri

Çar I. Petro'nun Neva Nehri kıyısında kurduğu St. Petersburg, Ermitaj Müzesi, Kanlı Kurtarıcı Kilisesi ve Peterhof Sarayı ile Rus İmparatorluğu'nun görkemli başkenti olarak anılır.
Kanlı Kurtarıcı Kilisesi

Kilise, Çar II. Aleksandr'ın 1881'de suikaste uğradığı noktada yükselir — adı da buradan gelir. Oğlu III. Aleksandr, olayın geçtiği kaldırım taşlarının ve kanal parmaklığının bir bölümünün yapının içinde korunmasını istedi; bugün sunağın yanında, cam altında hâlâ görülebiliyorlar.
Şehrin baskın neoklasik dokusunun aksine kasıtlı olarak Ortaçağ Rus üslubunda inşa edildi; soğan kubbeleri Moskova'daki Aziz Vasili'yi anımsatır. İçini kaplayan yaklaşık 7.500 metrekarelik mozaik, dünyanın en geniş mozaik koleksiyonlarından biridir. Sovyet döneminde depo olarak kullanıldı, 27 yıl süren restorasyonla 1997'de açıldı.
Haritada göster – Kanlı Kurtarıcı Kilisesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Kışlık Saray ve Ermitaj

1754-1762 arasında İmparatoriçe Elizabeth için Barok üslupta yaptırılan Kışlık Saray, 1917'ye dek Rus çarlarının resmi ikametgâhıydı. Bugün dünyanın en büyük müzelerinden Ermitaj'ın çekirdeğini oluşturur; koleksiyon üç milyonu aşkın esere ulaşır ve her eserin önünde birer dakika durulsa gezmek yıllar sürer.
Önündeki Saray Meydanı'nın ortasında, 1834'te Napolyon'a karşı kazanılan zafer anısına dikilen 47 metrelik Aleksandr Sütunu yükselir — tek parça granitten yontulmuş sütun, hiçbir bağlantı olmadan yalnızca kendi ağırlığıyla durur. Meydan, 1917 Devrimi'nin en simgesel sahnelerine tanıklık etti.
Haritada göster – Kışlık Saray ve Ermitaj (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Ermitaj Müzesi

Çariçe II. Katharina'nın 1764'te aldığı 225 tabloluk özel koleksiyonla başlayan Ermitaj, bugün 3 milyonu aşkın esere ulaşarak dünyanın en büyük sanat müzelerinden biri hâline geldi. Müze adını, Katharina'nın sarayın bir kanadını yalnızca kendi özel "inziva" (ermitaj) alanı olarak kullanmasından alıyor.
Rembrandt, Leonardo da Vinci ve Matisse gibi ustaların eserlerini barındıran koleksiyon, altı bina arasında yayılıyor; her bir eserin önünde yalnızca bir dakika durulsa bile koleksiyonun tamamını gezmenin yıllar süreceği hesaplanıyor.
Haritada göster – Ermitaj Müzesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Kazan Katedrali

1811'de tamamlanan Kazan Katedrali, Roma'daki Aziz Petrus Bazilikası'ndan esinlenen yarım daire biçimli 96 sütunlu kolonadıyla Nevski Bulvarı üzerinde göz alıcı bir cephe oluşturuyor. Katedral, adını içinde saklanan mucizevi Kazan İkonası'ndan alır.
1812'de Napolyon'a karşı Rus zaferini yöneten Mareşal Kutuzov, katedralde gömülü; bu nedenle yapı Sovyet döneminde bile "Din ve Ateizm Müzesi" adı altında korunarak yıkılmaktan kurtuldu ve 1990'larda yeniden kiliseye çevrildi.
Haritada göster – Kazan Katedrali (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Nevski Bulvarı

1710'da Çar I. Petro'nun emriyle şehrin ana omurgası olarak planlanan Nevski Bulvarı, 4,5 kilometre boyunca saraylardan katedrallere, tiyatrolardan mağazalara kadar St. Petersburg'un neredeyse tüm önemli yapılarını birbirine bağlıyor. Gogol'un aynı adlı öyküsü, caddeyi Rus edebiyatının en ünlü mekânlarından birine dönüştürdü.
Farklı dinlere ait ibadethanelerin (Ortodoks, Katolik, Luteryen, Ermeni) yan yana sıralandığı cadde, çarlık döneminden beri şehrin dini ve etnik çeşitliliğinin de bir vitrini olmuştu.
Haritada göster – Nevski Bulvarı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Peterhof Sarayı

Çar I. Petro'nun Versay'a "cevap" olarak Fin Körfezi kıyısında yaptırdığı Peterhof Sarayı, 1990'da UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alındı. Sarayın önündeki Büyük Şelale, hiçbir pompa kullanmadan yalnızca doğal eğim ve yer çekimiyle çalışan 64 çeşme ve 200'den fazla altın heykelden oluşuyor.
II. Dünya Savaşı'nda Nazi işgali sırasında neredeyse tamamen yıkılan saray ve bahçeler, Sovyet döneminde başlayıp onlarca yıl süren titiz bir restorasyonla bugünkü ihtişamlı hâline kavuşturuldu.
Haritada göster – Peterhof Sarayı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Petropavlovsk Kalesi

Neva Nehri'nin bir adasında 1703'te Çar I. Petro tarafından temeli atılan Petropavlovsk Kalesi, St. Petersburg'un doğduğu ilk yapı ve şehrin kuruluş tarihi bu kaleyle başlar. Kale hiçbir zaman savaşta kullanılmadı, bunun yerine tarih boyunca bir devlet hapishanesi olarak ün kazandı.
İçindeki altın sivri kuleli katedral, Petro'dan başlayarak neredeyse tüm Rus çarlarının mezarını barındırıyor; öğlen tam 12'de kaleden atılan top, 1865'ten beri şehir sakinlerine saati bildiren bir gelenek olarak sürüyor.
Haritada göster – Petropavlovsk Kalesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Saray Meydanı

Kışlık Saray'ın önünde uzanan Saray Meydanı, çarlık döneminin askeri geçit törenlerine, 1905'teki "Kanlı Pazar" katliamına ve 1917 Ekim Devrimi'nde Kışlık Saray'ın ele geçirilişine sahne oldu — Rus tarihinin en dönüştürücü olaylarının önemli bir kısmı bu meydanda yaşandı.
Meydanın karşısındaki yarım ay biçimli Genelkurmay Binası'nın kemerli geçidi ile ortadaki 47 metrelik Aleksandr Sütunu, meydanın simetrik ve anıtsal kompozisyonunu tamamlıyor; sütun yalnızca kendi ağırlığıyla, hiçbir sabitleme olmadan ayakta duruyor.
Haritada göster – Saray Meydanı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Okumaya devam et
Rota ve Mekânlar
Bu seyahati adım adım harita üzerinde inceleyin.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.



