Paris: Eyfel'den Louvre'a Işık Şehri

Paris: Eyfel'den Louvre'a Işık Şehri

Eyfel Kulesi'nden Louvre Müzesi'ne, Seine üzerindeki süslü köprülerden 19. yüzyıl pasajlarına Paris, her köşesinde ayrı bir hikâye anlatır. Şehirde görmeniz gereken kültürel mekânları derledik.

Eyfel Kulesi

Eyfel Kulesi

1889'da Paris Dünya Fuarı için, dönemin en yüksek insan yapımı yapısı olarak inşa edilen Eyfel Kulesi, aslında yalnızca 20 yıllığına ayakta kalması planlanan geçici bir sergi yapısıydı. Mühendis Gustave Eiffel'in demir kafes tasarımı, döneminde "çirkin" bulunup Paris'in siluetini bozacağı gerekçesiyle sanatçılar tarafından sert biçimde eleştirildi; ama kentin vazgeçilmez simgesi hâline geldi.

Bugün 330 metreye ulaşan kule, her akşam saat başı beş dakika boyunca binlerce ışıkla parıldıyor. Champ de Mars'ın yeşilliğinden ya da Trocadéro'nun terasından izlenen bu ışık gösterisi, Paris'in gece silüetinin değişmez bir parçası.

Haritada göster – Eyfel Kulesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Louvre Müzesi

Louvre Müzesi

Aslen 12. yüzyılda bir kale olarak inşa edilen Louvre, yüzyıllar boyunca krallık sarayına dönüştü, Fransız Devrimi'nden sonra da 1793'te halka açık bir müze oldu. Bugün dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi, Mona Lisa'dan Milo Venüsü'ne dört yüz binden fazla eser barındırıyor.

Avlunun ortasında yükselen cam piramit, 1989'da mimar I. M. Pei tarafından tasarlandı ve ilk yapıldığında tarihi sarayla uyumsuz bulunup büyük tartışma yarattı; bugünse müzenin kendisi kadar tanınan bir simge.

Haritada göster – Louvre Müzesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Pont Alexandre III

Pont Alexandre III

1900 Paris Dünya Fuarı için inşa edilen bu köprü, Fransız-Rus dostluğunu simgelemek üzere Çar III. Aleksandr'ın adını taşıyor; temel taşını oğlu II. Nikolay atmıştı. Tek kemerli, 40 metrelik açıklığıyla dönemin mühendislik başarısı sayılıyordu — köprünün, Invalides'in kubbe manzarasını kesmemesi için alçak ve tek parça tasarlanması şarttı.

Dört köşesindeki altın yaldızlı Pegasus heykelleri, art nouveau fenerleri ve süslemeleriyle köprü, Sen Nehri üzerindeki en gösterişli geçit kabul ediliyor; günbatımında ışıkları yanınca altın rengine bürünüyor.

Haritada göster – Pont Alexandre III (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Trocadéro

Trocadéro

Chaillot Sarayı'nın önündeki bu geniş teras, 1937 Paris Dünya Fuarı için yeniden düzenlendi; adını 1823'te Fransız birliklerinin İspanya'daki bir kalede kazandığı zaferden alıyor. Sen Nehri'nin karşı yakasındaki Eyfel Kulesi'ne birebir karşıdan bakan konumu, meydanı kentin en ünlü fotoğraf noktalarından birine dönüştürdü.

Heykellerle çevrili terasın merdivenlerinden nehre doğru inen bahçeler, özellikle gün batımında ve kulenin ışıkları yanarken kalabalıklaşıyor; hem Parisliler hem ziyaretçiler için buluşma noktası.

Haritada göster – Trocadéro (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Galerie Vivienne

Galerie Vivienne

1823'te açılan Galerie Vivienne, Paris'in 19. yüzyıl başında modaya giren cam kubbeli "pasaj" mimarisinin en iyi korunmuş örneklerinden biri. Yağmurdan korunarak alışveriş yapmak isteyen dönemin burjuvazisi için inşa edilen bu geçitler, şehrin ilk kapalı çarşıları sayılıyordu.

Mozaik zeminleri, dökme demir süslemeleri ve tepeden süzülen doğal ışığıyla pasaj bugün de ayakta; içindeki kitapçılar, şarap mağazaları ve moda butikleriyle zamanın dışında kalmış bir köşe hissi veriyor.

Haritada göster – Galerie Vivienne (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Palais-Royal Bahçesi

Palais-Royal Bahçesi

Kardinal Richelieu için 17. yüzyılda inşa edilen saray, sonradan kraliyet ailesine geçti ve adını buradan aldı. Fransız Devrimi öncesinde sarayın galerileri, dönemin en canlı toplantı ve tartışma mekânlarından biriydi; Bastille baskınına çağrının burada yapıldığı söylenir.

Bugün simetrik bahçesi, zarif sütunlu galerileri ve merkezdeki fıskiyesiyle sarayın avlusu, gürültülü Paris'in ortasında sakin bir mola noktası. Bahçenin bir ucundaki siyah-beyaz çizgili heykel sütunları (Buren Sütunları) da modern bir dokunuş katıyor.

Haritada göster – Palais-Royal Bahçesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Carrousel Zafer Takı

Carrousel Zafer Takı

Napolyon'un 1805-1806 zaferlerini kutlamak için Louvre'un önüne inşa edilen bu takı, daha ünlü Zafer Takı'ndan (Étoile) çok daha küçük ve zarif; pembe mermer sütunları ve tepesindeki bronz zafer arabası heykeliyle antik Roma takılarını andırıyor.

Tam ekseninde durulduğunda Louvre'un cam piramidinden Tuileries Bahçeleri'ne, oradan da uzaktaki Zafer Takı'na uzanan ünlü "Kraliyet Aksı" görülebiliyor — Paris'in şehir planlamasındaki en görkemli görüş hatlarından biri.

Haritada göster – Carrousel Zafer Takı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Zafer Takı

Zafer Takı

Napolyon'un emriyle 1806'da başlatılan ama ancak 1836'da tamamlanabilen Zafer Takı, Fransız ordusunun zaferlerini ve Napolyon Savaşları'nda hayatını kaybedenleri anıyor. Kemerin altında, I. Dünya Savaşı'ndan beri hiç sönmeyen "Bilinmeyen Asker Ateşi" yanıyor.

On iki caddenin birleştiği Place Charles de Gaulle'ün ortasında yükselen anıt, özellikle gün doğumu ya da batımında, Champs-Élysées'in ışıklı caddesinin ucunda altın bir siluet oluşturuyor; tepesindeki terastan tüm Paris'i 360 derece izlemek mümkün.

Haritada göster – Zafer Takı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Champ de Mars

Champ de Mars

Adını Roma savaş tanrısı Mars'tan alan bu geniş yeşil alan, 18. yüzyılda askeri okulun (École Militaire) talim meydanı olarak düzenlendi; 1889'da da Eyfel Kulesi'nin ayakları dibine kondu. Fransız Devrimi döneminde büyük halk kutlamalarına, 20. yüzyılda da dünya fuarlarına ev sahipliği yaptı.

Bugün Eyfel Kulesi'nin en klasik manzarasını sunan bu çayırlık, hem yerel halkın piknik yaptığı hem ziyaretçilerin kuleyi bir bütün olarak gördüğü nadir noktalardan biri; akşamları ışık gösterisini izlemek için battaniyeler serilir.

Haritada göster – Champ de Mars (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Avenue Montaigne

Avenue Montaigne

Adını 16. yüzyıl filozofu Michel de Montaigne'den alan bu kısa cadde, 19. yüzyıl sonunda kestane ağaçlarıyla süslenmiş sakin bir bulvardan, dünyanın en prestijli moda adreslerinden birine dönüştü. Dior, Chanel, Louis Vuitton gibi büyük moda evlerinin amiral gemisi mağazaları burada sıralanıyor.

Champs-Élysées'in gürültüsünden uzak, ağaçlıklı ve sakin dokusuyla cadde, hem üst düzey alışveriş hem de Paris'in moda tarihini adım adım gezmek isteyenler için önemli bir durak.

Haritada göster – Avenue Montaigne (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Pont d'Iéna

Pont d'Iéna

Napolyon'un 1806'da Prusya'ya karşı kazandığı Jena Savaşı anısına adlandırılan bu köprü, Eyfel Kulesi ile aynı yıl, 1889'da güçlendirildi; çünkü kulenin ağırlığını taşıyacak sağlamlıkta değildi. Dört köşesindeki at üstünde savaşçı heykelleri köprüye görkemli bir hava katıyor.

Trocadéro'yu Eyfel Kulesi'ne bağlayan bu geçit, Sen Nehri üzerinde kuleyi en yakından gören noktalardan biri; nehir turlarındaki teknelerin neredeyse tamamı da buradan geçiyor.

Haritada göster – Pont d'Iéna (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Concorde Meydanı

Concorde Meydanı

Paris'in en büyük meydanı olan Concorde, 18. yüzyılda Kral XV. Louis için düzenlendi; Fransız Devrimi sırasında ise adı "Devrim Meydanı" olarak değiştirilip burada bir giyotin kuruldu — Kral XVI. Louis ve Marie Antoinette dahil binden fazla kişi burada idam edildi. Kanlı geçmişin ardından 1795'te bugünkü "Uyum/Barış" anlamına gelen adını aldı.

Meydanın ortasında yükselen 3.300 yıllık Mısır dikilitaşı, 1830'da Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa tarafından Fransa'ya hediye edildi; Luksor'daki Amon Tapınağı'ndan getirilen taşın üzerinde hâlâ hiyeroglif yazılar okunabiliyor. Meydandan bakıldığında bir yanda Champs-Élysées'in ucundaki Zafer Takı, diğer yanda Tuileries Bahçeleri ve Louvre uzanıyor.

Haritada göster – Concorde Meydanı (Google Haritalar yeni sekmede açılır)

Yazıyı Paylaş:
Bizi Instagram'da Takip Et

Okumaya devam et

Rota ve Mekânlar

Bu seyahati adım adım harita üzerinde inceleyin.

Gezilecek Yerler

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.