İskenderiye: Büyük Kütüphanenin Şehri

MÖ 331'de Büyük İskender'in kurduğu İskenderiye, antik dünyanın ünlü kütüphanesinin mirasını yaşatan yeni kütüphanesi, antik fenerin yerinde yükselen Kayıtbay Kalesi ve Akdeniz boyunca uzanan kornişiyle Mısır'ın denize açılan kapısı. İskenderiye'de görülmesi gereken kültürel mekânlar:
İskenderiye Kütüphanesi

Antik dünyanın en büyük bilgi merkezi olan orijinal İskenderiye Kütüphanesi, MÖ 3. yüzyılda Ptolemaios hanedanı tarafından kuruldu ve zamanla yüz binlerce papirüs rulosu barındırdı; kütüphanenin nasıl ve ne zaman tam olarak yok olduğu hâlâ tarihçiler arasında tartışmalı.
2002'de UNESCO destekli bir proje ile antik kütüphanenin yaklaşık 500 metre uzağında açılan modern Bibliotheca Alexandrina, eğik disk biçimli mimarisi ve 8 milyon kitap kapasitesiyle antik mirası simgesel olarak yeniden canlandırıyor.
Haritada göster – İskenderiye Kütüphanesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Kayıtbay Kalesi

1477'de Memlük Sultanı Kayıtbay tarafından inşa edilen bu kale, antik dünyanın yedi harikasından biri olan İskenderiye Feneri'nin (Pharos) tam yıkıntıları üzerine kuruldu — kalenin taşlarının bir kısmı bizzat çökmüş fenerden söküldü.
Akdeniz'e çıkıntı yapan küçük bir yarımadanın ucunda yükselen kale, hem Memlük döneminin askeri mimarisini hem de yok olan antik dünya harikasının hafızasını aynı anda taşıyan nadir bir yapı.
Haritada göster – Kayıtbay Kalesi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Pompey Sütunu

MS 297'de Roma İmparatoru Diocletianus onuruna dikilen bu 20 metrelik tek parça granit sütun, adını yanlışlıkla Roma generali Pompey'e atfedilmesinden alıyor — oysa generalle hiçbir tarihi bağlantısı yok. Sütun, antik Serapis Tapınağı kompleksinin günümüze ulaşan en büyük parçası.
Sütunun çevresindeki kazılarda bulunan sfenks heykelleri ve yer altı galerileri (Nilometre kalıntıları dahil), İskenderiye'nin Roma dönemindeki dini ve idari önemini gözler önüne seriyor.
Haritada göster – Pompey Sütunu (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Ebul Abbas el-Mursi Camii

13. yüzyılda yaşamış Endülüslü sufi âlim Ebu'l-Abbas el-Mursi'nin türbesi üzerine 1945'te bugünkü hâlini alan cami, Kayıtbay Kalesi'ne yakın sahil şeridinde yükselen dört büyük kubbesi ve tek minaresiyle İskenderiye'nin en tanınan silüetlerinden biri.
Mursi Camii Meydanı, çevresindeki balıkçı tekneleri ve deniz kıyısı kahveleriyle İskenderiye'nin geleneksel liman mahallesi Anfushi'nin kalbini oluşturuyor; cami akşamları aydınlatmasıyla sahilden bakıldığında en çarpıcı görüntülerden birini sunuyor.
Haritada göster – Ebul Abbas el-Mursi Camii (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
İskenderiye Kornişi

Akdeniz kıyısı boyunca 20 kilometreden fazla uzanan İskenderiye Korniş'i (Corniche), 20. yüzyıl başında şehrin kozmopolit "Akdeniz incisi" kimliğinin inşa edildiği ana aks. Yol boyunca Avrupa etkili art deco binalar, kahveler ve balıkçı iskeleleri sıralanıyor.
Kavafis'in şiirlerine ve Lawrence Durrell'in "İskenderiye Dörtlemesi"ne ilham veren bu kıyı şeridi, akşamüzeri deniz esintisiyle şehir sakinlerinin en sevdiği yürüyüş güzergâhı olmaya devam ediyor.
Haritada göster – İskenderiye Kornişi (Google Haritalar yeni sekmede açılır)
Okumaya devam et
Rota ve Mekânlar
Bu seyahati adım adım harita üzerinde inceleyin.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.
